Ana içeriğe atla

"Kim Kim"dir ! -Horozun Öttüğü Vakit - (3.bölüm)








Ebu Cafer rivayet etti. Dedi ki:

Süfyani, Kufe ve Bağdat’a girdikten sonra ordularını etrafa gönderir, Horasan toprağındaki Maveraün nehir’den başında Emevi soyundan birisinin bulunduğu bir fırka Süfyani’nin ordusuna katılır. Onlar için Tunus’ta bir vak’a da Şırnakta görüldükten sonra, sağ avucunda bir ben bulunan Haşimi bir gencin komuta ettiği, siyah bayraklı bir ordu çıkar. Ve Allah bu ordunun işlerini ve yolunu kolaylaştırır. Sonra Horasan sınırında onların lehine bir vak’a olur. Bu Haşimi karayolu ile ilerler ve Şuayb b. Salih Temimi’nin komutasındaki bir başka ordu ile birleşerek, Estahir kapısındaki savaştan sonra Mehdi ile buluşurlar. Bu savaşlar atların ayaklarını kanlar içinde bırakacak şiddette olur. Yine Allah Teala, başında Beni Adiy’den bir adamın bulunduğu ve Sicistan’dan gelen bir orduya da yardım edecektir. Rey vak’asından sonra Medayinde de büyük bir vak’a olur. Kerkük’de de kurtulabilenin onu anlatacağı bir vak’a görülür ve sonra büyük bir katliam meydana gelir. Nuseybin arzında da bir vak’a olacak ve Ahvaz’da kendilerine “Usub” denilen hepsi de Kufe ve Basra’lı bir topluluk çıkıp Kufe’li esirleri kurtaracaklardır.

(SÜFYANİ FİTNESİ )
- Celaleddin Süyuti'nin tasnifinden hadisler
AHİR ZAMAN MEHDİSİNİN ALAMETLERİ KİTABINDAN -

PS:
Emevi: Arap soyundan gelen (Suriye)
Horasan: Rasulullah (asv)  Horasan için “meşrık = güneşin doğduğu yer tanımlamasını yapmıştır.
Yedinci yüzyılda Romalılar da; Anadolu’nun bir kesimine Horasan’ın kelime anlamında;  “güneşin doğduğu yer ve meşrık” olarak “Anatolid” yani Anadolu demişlerdir.  Tarih boyunca "Horasan" Rum / Türklerin yurdu olarak  bazende Rumi olarak tarihi kayıtlarda yerini almıştır.
Haşimi: Peygamberimiz a.s.v'min dedesinin soyundan Adnaniler olarak bilinen kureysilere Haşimi denilmektedir.
Estahir kapısı: İran Irak sınırı.
Beni Adiy: Hz. Ömer r.a 'da geldiği Kureyş kabilesidir.
Sicistan: Doğu manasında
Rey: İran Tahran'nin da içinde olduğu mıntıka.
Medayin: Bagdat'in 30 km güneydoğusunda Dicle nehrinin iki yakası.
Ahvaz: İran Irak sınırı Fırat ve Dicle nehrinin körfeze aktığı sinir bogesindedir. Sünni nüfusun yoğun olduğu ve sık sık İran karşıtı ayaklanmaların yaşandığı İran şehri.
Usub: Hadislerde Emirul Usub Hz.Mehdi asm'dan sonra Selam'dan sonra ismi geçen emirdir. Ancak bazı kaynaklarda Selam'dan sonra  Hz. Mehdi asm'a zemin hazırlayan olarak ismi geçer. Yukarıdaki rivayete göre Hz. Mehdi asm'a zemin hazirlayicidir.

*Abbasoglu devletinin tekrardan kurulması ile mevcut saltanat sahiplerinin korkutulacagina ve imtihan edileceğine dair bilgiler aktarılmıştır. Abbasoglu devletinin kurulması saltanatlarinin yıkılacağı alameti olarak işaret edilmiştir. Kütubi Sitte'de bu devletin kurulması esnasında kendilerine yardımcı olunması Müslümanlara vacip kılınmıştır rivayetleri mevcuttur.

*Resulullah a.s.v "İki azatlı, Arab azatlısı ve Rum Melik olduklarında, onların elleri ile melhameler doğar." Buyurmuştur. Melhame, Hz. Mehdi asm'in zuhurunu haber veren büyük dehşetli olaylardır.

*Mavaunehir yani Fırat ve Dicle arasından Hz. Mehdi asm'in amcaoğlu (akrabası) olduğu ve ordusunu Mansur adında bir şahsın yöneteceği Haris (çiftçi)  adında bir liderin çıkacağı  tıpkı Kureyş kabilesi gibi nasıl Hz. Peygambere a.s.v yardım etmişler ise Hz. Mehdi ASM yardım edecekleri ve Suayb Salih Temin ile ordusunu birlestirecegi yazar.

*Abbasi devleti Emevi Devletine son veren Hz. Peygamber asv'min amcası Hz.Abbas soyundan gelen ve kureysi olan Moğol istilasından sonra yöneticilerinin bir kısmının ehli beyt ile beraber önce Suriye sonra Türkiye'ye göç eden, bir kolu Türkiye bir kolu Irak bir kolu Suriye bir koluda İran'da olan yöneticilerin bugün ki torunlarının Seyit olarak kabul edildigi secereye sahiptirler. Osmanli zamanında özellikle doğu illerinde (Mus, Bingöl) civarinda  toprak verilerek  istihdam edilmişlerdir.  Bir kısmı  Kürtçe bir kısmı Arapça konuşur.

*Celaleddin Süyuti' için Bediüzzaman Saidi Nursi (k.s) "uyanık iken, çok defa peygamber sohbetine mazhar olan" (Sözler, s. 451), ve "Sahih Hadislerin elmaslarını, diğer sözlerden ve mevzuattan ayrıştıran" (Mektubat, s. 114) olarak söz etmiştir.

*Hadis ilminde un yapmış ve abdestsiz hiçbir hadisi kayda almamıştır. Şafi ulemasindandir. Mekke'de vefat etmiştir.

Derleyen: Neslihan Dağcı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kim, Kim"dir -Horuzun Öttüğü Vakit - (2.Bölüm)

Günümüz Müslümanlarının en büyük problemi Hz.Mehdi asm var mı yok mu düşüncesi. Kur'anı Kerimi aklı ile anladıktan sonra ''Peygamber''e de luzum bırakmayan bir topluluk için elbette ''Melhameler'' yani meydana gelen hadiselerin bir önemi yoktur.  Tıpkı ''Meteryalist'' kafadakilerin bunlar ''Metafizik'' saçmalıklar diyip kestirip atması gibi. Peygamber''e luzum ve ihtiyaç bırakmayan yani ''Peygamber''siz İSLAM, daha doğrusu ''Diyalogçu'' zihniyetindeki adamlara aradan ''Peygamber''i çıkardığında İSLAM'da kalmaz dediğinde ''aval, aval'' suratına bakar. Bir kişinin ''Müslüman'' olması ancak ve ancak ''Peygamber''e BİAD ile mümkündür. Kur'anı Kerimde ''Allah ve Resulüne'' itaat emri bunlara uğramamıştır. Peygamberi aradan çıkardığında ''ŞERİAT''e kalmaz. ŞERİAT Peygamber a...

GILGAMIŞ ve DİL / İNSANLIK TARİHİ (Akamenya İmparatorluğu ve Aramice (Süryanice) BÖLÜM 2

Akamenya İmparatorluğu ve Aramice (Süryanice) Bir araştırmaya göre Hz.İbrahim asm, MÖ 2000 yılında yani Hz.İsa asm'dan 1000 yıl önce  Asurilerin(Süryani) kurduğu Babil İmparatorluğunda yaşamıştır. Konuya giriş yapmadan önce ''Miladı'' takvim denilen ve Hz.İsa asm'ın doğum gününü baz alan takvimin doğru bir takvim olmadığını söylemeliyiz. Hz.İsa asm'ın doğum gününden önce  tarih zaman akışını ''0'' olarak ele alır ve bir italyan'a göre de 1 Ocak'ta Hz.İsa asm'ın doğumu ile tarih zaman akışı başlar. Buna göre Hz.İsa asm'dan önceki zaman dilimleri için M.Ö ibaresi kullanılır. Miladı takvime göre konuşursak Hz.İbrahim asm bundan 3017 yıl önce, Hz.İsa asm 2017 yıl önce Hz. Nuh asm ise 4017 yıl önce Peygamberimiz asv ise 1600 yıl önce  yaşıyorlardı. İbn-i Arabi'nin ''Fütuhat-ı Mekkiye'' adlı eserinde Peygamber asv'mdan nakledilen bir hadiste şöyle buyrulmuştur. ''Yüz bin Ad...

GÜNDEM MAK-ARASI

KIY-AMET  / GÜL-MEZ Sayın Okuyucular Bugünlerde her ne yazsam gündem öyle bir hızla değişiyor ki ne diyeceğimi ne konuşacağımı şaşırıyorum. Sanki bütün dünya birleşmişte beni yalancı çıkarmak için uğraş veriyor. Tam bir -BAŞ-MAKALE yazıp ünlü olayım diyorum, bi bakıyorum bir anda gündem değişiyor. Benim dediklerim çöpe gidiyor tabi. Şimdi nerden çıktı şu Mescid-i Aksa ? Ne güzel konuşuyor yazıyor çiziyor size de bal gibi okutuyordum. Ben ne talihsiz adamım hiç mi hayatımda bir gün bile yüzüm Gül-meyecek ! Anam adımı Tayip Gülmez koymakla bana kötülüğün en büyüğünü etmiş mi oldu şimdi? Gerçi anamın ne suçu var  Dünyada  artık öyle şeyler oluyor ki, kim olursa olsun YALAN söyleyen herkesi hiç abartısız ANLINDAN mıhlıyor. Ve söylediklerini boşa çıkarıyor. Ne kadar PUTU dikilmiş heykel varsa bir bir yıkılacak bir zaman diliminin içine düştük sanki. Bende kalem sallayan halkın aklına üfleyen bir sanatkar olarak galiba böyle bir PUTSAL duruşun yı...