Ebu Cafer rivayet etti. Dedi ki:
Süfyani, Kufe ve Bağdat’a girdikten sonra ordularını etrafa gönderir, Horasan toprağındaki Maveraün nehir’den başında Emevi soyundan birisinin bulunduğu bir fırka Süfyani’nin ordusuna katılır. Onlar için Tunus’ta bir vak’a da Şırnakta görüldükten sonra, sağ avucunda bir ben bulunan Haşimi bir gencin komuta ettiği, siyah bayraklı bir ordu çıkar. Ve Allah bu ordunun işlerini ve yolunu kolaylaştırır. Sonra Horasan sınırında onların lehine bir vak’a olur. Bu Haşimi karayolu ile ilerler ve Şuayb b. Salih Temimi’nin komutasındaki bir başka ordu ile birleşerek, Estahir kapısındaki savaştan sonra Mehdi ile buluşurlar. Bu savaşlar atların ayaklarını kanlar içinde bırakacak şiddette olur. Yine Allah Teala, başında Beni Adiy’den bir adamın bulunduğu ve Sicistan’dan gelen bir orduya da yardım edecektir. Rey vak’asından sonra Medayinde de büyük bir vak’a olur. Kerkük’de de kurtulabilenin onu anlatacağı bir vak’a görülür ve sonra büyük bir katliam meydana gelir. Nuseybin arzında da bir vak’a olacak ve Ahvaz’da kendilerine “Usub” denilen hepsi de Kufe ve Basra’lı bir topluluk çıkıp Kufe’li esirleri kurtaracaklardır.
(SÜFYANİ FİTNESİ )
- Celaleddin Süyuti'nin tasnifinden hadisler
AHİR ZAMAN MEHDİSİNİN ALAMETLERİ KİTABINDAN -
PS:
Emevi: Arap soyundan gelen (Suriye)
Horasan: Rasulullah (asv) Horasan için “meşrık = güneşin doğduğu yer tanımlamasını yapmıştır.
Yedinci yüzyılda Romalılar da; Anadolu’nun bir kesimine Horasan’ın kelime anlamında; “güneşin doğduğu yer ve meşrık” olarak “Anatolid” yani Anadolu demişlerdir. Tarih boyunca "Horasan" Rum / Türklerin yurdu olarak bazende Rumi olarak tarihi kayıtlarda yerini almıştır.
Haşimi: Peygamberimiz a.s.v'min dedesinin soyundan Adnaniler olarak bilinen kureysilere Haşimi denilmektedir.
Estahir kapısı: İran Irak sınırı.
Beni Adiy: Hz. Ömer r.a 'da geldiği Kureyş kabilesidir.
Sicistan: Doğu manasında
Rey: İran Tahran'nin da içinde olduğu mıntıka.
Medayin: Bagdat'in 30 km güneydoğusunda Dicle nehrinin iki yakası.
Ahvaz: İran Irak sınırı Fırat ve Dicle nehrinin körfeze aktığı sinir bogesindedir. Sünni nüfusun yoğun olduğu ve sık sık İran karşıtı ayaklanmaların yaşandığı İran şehri.
Usub: Hadislerde Emirul Usub Hz.Mehdi asm'dan sonra Selam'dan sonra ismi geçen emirdir. Ancak bazı kaynaklarda Selam'dan sonra Hz. Mehdi asm'a zemin hazırlayan olarak ismi geçer. Yukarıdaki rivayete göre Hz. Mehdi asm'a zemin hazirlayicidir.
*Abbasoglu devletinin tekrardan kurulması ile mevcut saltanat sahiplerinin korkutulacagina ve imtihan edileceğine dair bilgiler aktarılmıştır. Abbasoglu devletinin kurulması saltanatlarinin yıkılacağı alameti olarak işaret edilmiştir. Kütubi Sitte'de bu devletin kurulması esnasında kendilerine yardımcı olunması Müslümanlara vacip kılınmıştır rivayetleri mevcuttur.
*Resulullah a.s.v "İki azatlı, Arab azatlısı ve Rum Melik olduklarında, onların elleri ile melhameler doğar." Buyurmuştur. Melhame, Hz. Mehdi asm'in zuhurunu haber veren büyük dehşetli olaylardır.
*Mavaunehir yani Fırat ve Dicle arasından Hz. Mehdi asm'in amcaoğlu (akrabası) olduğu ve ordusunu Mansur adında bir şahsın yöneteceği Haris (çiftçi) adında bir liderin çıkacağı tıpkı Kureyş kabilesi gibi nasıl Hz. Peygambere a.s.v yardım etmişler ise Hz. Mehdi ASM yardım edecekleri ve Suayb Salih Temin ile ordusunu birlestirecegi yazar.
*Abbasi devleti Emevi Devletine son veren Hz. Peygamber asv'min amcası Hz.Abbas soyundan gelen ve kureysi olan Moğol istilasından sonra yöneticilerinin bir kısmının ehli beyt ile beraber önce Suriye sonra Türkiye'ye göç eden, bir kolu Türkiye bir kolu Irak bir kolu Suriye bir koluda İran'da olan yöneticilerin bugün ki torunlarının Seyit olarak kabul edildigi secereye sahiptirler. Osmanli zamanında özellikle doğu illerinde (Mus, Bingöl) civarinda toprak verilerek istihdam edilmişlerdir. Bir kısmı Kürtçe bir kısmı Arapça konuşur.
*Celaleddin Süyuti' için Bediüzzaman Saidi Nursi (k.s) "uyanık iken, çok defa peygamber sohbetine mazhar olan" (Sözler, s. 451), ve "Sahih Hadislerin elmaslarını, diğer sözlerden ve mevzuattan ayrıştıran" (Mektubat, s. 114) olarak söz etmiştir.
*Hadis ilminde un yapmış ve abdestsiz hiçbir hadisi kayda almamıştır. Şafi ulemasindandir. Mekke'de vefat etmiştir.
Derleyen: Neslihan Dağcı

Yorumlar
Yorum Gönder