Ana içeriğe atla

EMANİ



Emani;emanet etmek anlamındaymış.

Aslında böyle bir ismi hayatımda ilk defa duydum tıpkı bilmediğim nice isimler gibi fakat bu ismi zihnimden atamayacağım şekilde öyle bir iz bıraktı ki sanırım  ölene kadar unutmam imkansız.

Büyükler der ki;Bir çocuğun kıyameti anası ölünce kopar.Işte Emani'nin kıyameti ana saydığımız vatanından ayrıldığında kopmuş.Yetimlik zor şey ne musibet varsa döner dolaşır yetimi bulur işte o musibetlerin en büyüğü de Emani'yi buldu.

Malum geçen hafta 20 yaşında 9 aylık hamile 10 aylık bebeğiyle katledildi hemde en vahşi bir şekilde,bir kadına yapılacak en büyük zulümle katledildi.Biz bize sığınmış bir yetimi koruyamadık.

Efendimiz(s.a.v)yetime ve muhacire karşı davranışlarının hakkında öğüt ve bu kadar örnekleri varken biz bir yetime sahip çıkamadık.

Dünyayı  kendi malı sananlara karşı iki yavrusunu da alıp çekip gitti bu dünyadan Emani.Sanırım ırkçı zihinlerin yerleri genişlemiştir...

Bu olay da ki vahametler silsilesinin sıralanışına karar vermek imkansız zira ataerkil toplumumuzun yozlaşmış büyütme tekniğiyle büyüttüğü erkek familyasından bir kısmı için hayvan demek bile şeref katmaktır o kadar düştüler ve Ümmetin evlatları bu zulümkarlardan neler çekiyorlar, son birkaç gün 15 temmuz da atm ve market kuyruklarında bekleyenlerin Suriye'li istemiyoruz propagandasının payı vahametin başka  bir boyutu ve yıllardır süren bir iç savaşta mazlumların uğradığı yıkıntı.

İnanın ben artık bu vahamet silsilesini sıraya koyamadım ve zihnimin en kuytu yerine darmadağın bıraktım.

Peki bu mazlumların intikamı nasıl alınır diye sorarsak;"KISAS"tek çözüm!!!

Hem aileye hemde mazluma verilecek tek iç ferahlığı ancak mevcut sistem bunu bile çok görüyor ve zalimin yaşamasına izin vererek adeta mazluma yeniden zulm ediyor.

Düşüncelerim,teorilerim,teselilerim duygu dünyam da yaşadığım herşey havada kala kalıyor, 10 aylık bir bebeğin boğazlanması,doğmamış bir sabinin sopalarla katledilmesi karşısında...

Tek temennim ülkece yaşadığımız bu travmanın sonunda yetkililer insafa gelirde bu  iki yavru için ve nice masum yavrular için idam cezası getirirler ...


Kübra Aktaş 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Kim, Kim"dir -Horuzun Öttüğü Vakit - (2.Bölüm)

Günümüz Müslümanlarının en büyük problemi Hz.Mehdi asm var mı yok mu düşüncesi. Kur'anı Kerimi aklı ile anladıktan sonra ''Peygamber''e de luzum bırakmayan bir topluluk için elbette ''Melhameler'' yani meydana gelen hadiselerin bir önemi yoktur.  Tıpkı ''Meteryalist'' kafadakilerin bunlar ''Metafizik'' saçmalıklar diyip kestirip atması gibi. Peygamber''e luzum ve ihtiyaç bırakmayan yani ''Peygamber''siz İSLAM, daha doğrusu ''Diyalogçu'' zihniyetindeki adamlara aradan ''Peygamber''i çıkardığında İSLAM'da kalmaz dediğinde ''aval, aval'' suratına bakar. Bir kişinin ''Müslüman'' olması ancak ve ancak ''Peygamber''e BİAD ile mümkündür. Kur'anı Kerimde ''Allah ve Resulüne'' itaat emri bunlara uğramamıştır. Peygamberi aradan çıkardığında ''ŞERİAT''e kalmaz. ŞERİAT Peygamber a...

GILGAMIŞ ve DİL / İNSANLIK TARİHİ (Akamenya İmparatorluğu ve Aramice (Süryanice) BÖLÜM 2

Akamenya İmparatorluğu ve Aramice (Süryanice) Bir araştırmaya göre Hz.İbrahim asm, MÖ 2000 yılında yani Hz.İsa asm'dan 1000 yıl önce  Asurilerin(Süryani) kurduğu Babil İmparatorluğunda yaşamıştır. Konuya giriş yapmadan önce ''Miladı'' takvim denilen ve Hz.İsa asm'ın doğum gününü baz alan takvimin doğru bir takvim olmadığını söylemeliyiz. Hz.İsa asm'ın doğum gününden önce  tarih zaman akışını ''0'' olarak ele alır ve bir italyan'a göre de 1 Ocak'ta Hz.İsa asm'ın doğumu ile tarih zaman akışı başlar. Buna göre Hz.İsa asm'dan önceki zaman dilimleri için M.Ö ibaresi kullanılır. Miladı takvime göre konuşursak Hz.İbrahim asm bundan 3017 yıl önce, Hz.İsa asm 2017 yıl önce Hz. Nuh asm ise 4017 yıl önce Peygamberimiz asv ise 1600 yıl önce  yaşıyorlardı. İbn-i Arabi'nin ''Fütuhat-ı Mekkiye'' adlı eserinde Peygamber asv'mdan nakledilen bir hadiste şöyle buyrulmuştur. ''Yüz bin Ad...

GÜNDEM MAK-ARASI

KIY-AMET  / GÜL-MEZ Sayın Okuyucular Bugünlerde her ne yazsam gündem öyle bir hızla değişiyor ki ne diyeceğimi ne konuşacağımı şaşırıyorum. Sanki bütün dünya birleşmişte beni yalancı çıkarmak için uğraş veriyor. Tam bir -BAŞ-MAKALE yazıp ünlü olayım diyorum, bi bakıyorum bir anda gündem değişiyor. Benim dediklerim çöpe gidiyor tabi. Şimdi nerden çıktı şu Mescid-i Aksa ? Ne güzel konuşuyor yazıyor çiziyor size de bal gibi okutuyordum. Ben ne talihsiz adamım hiç mi hayatımda bir gün bile yüzüm Gül-meyecek ! Anam adımı Tayip Gülmez koymakla bana kötülüğün en büyüğünü etmiş mi oldu şimdi? Gerçi anamın ne suçu var  Dünyada  artık öyle şeyler oluyor ki, kim olursa olsun YALAN söyleyen herkesi hiç abartısız ANLINDAN mıhlıyor. Ve söylediklerini boşa çıkarıyor. Ne kadar PUTU dikilmiş heykel varsa bir bir yıkılacak bir zaman diliminin içine düştük sanki. Bende kalem sallayan halkın aklına üfleyen bir sanatkar olarak galiba böyle bir PUTSAL duruşun yı...